« Önceki | Sonraki »
16/5/2008
Saçma Sapan sözler - Güzel komik saçma ama akıllıca sözler
Trabzon'da satılan su şişelerinin altında ne yazar? Cevap:Buradan açılmaz.
- ....Ve tanrı kadını yarattı. O da kalktı kaynana oldu...
- Sık sık ameliyat olun, içiniz açılır...
- Bu tüp bebek hatalı;hep gaz kaçırıyor...
- Yalnız planlarının değil, başarılarının da tadını çıkarmaya çalış.
- Çiçekleri dalından koparmayın! Kökünden sökün...
- Önce inşallah yeneceğiz" Sonra: "Yenildik ama ezilmedik" (Milli Maç)
- ALLAHIM!! Kendim için bir şey istemiyorum,Sadece anneme elma yanaklı,bal dudaklı,sütun bacaklı bir gelin nasip eyle...
- Seni bir yerden çıkarıyorum dedi kadın: Meğer ebemmiş ..
- Akil yaşta değil baştadır, Ama akli başa yaş getirir...
- Kızda bir fizik var abi!, Einstein yanında halt etmiş...
- Sana bir kıllık yapayım, kıllarını koyarsın
- Kim vurduya gittim, birazdan gelicem...
- Korkunun ecele faydası yoktur,sadece iç çamaşırları kirletir...
- İnsanların seni ezmesine izin verme; Ehliyet al, sen onları ez...
- Aile kabristanıdır. Damsız girilmez...
- Büyük jetona para verme, Küçükten al büyüt...
- İstikbal göklerdeydi, ozondaki delikten düştü...
- Bilmemek ayıp değil, Yeter ki çaktırma...
- Bitkisel hayata girdim, HIYAR gibi yaşıyorum...
- Karanlıkta mehtapta oturmak iyidir, Ama Mehtapla karanlıkta oturmak daha iyi.......
- Ama kimseye teslim olma. Telaşsız, açık ve seçik konuş. Başkalarına da kulak ver.
- Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları; çünkü dünyada herkesin bir hikayesi vardır.
- DELİ GİBİ SEVDİM, MANYAK GİBİ EVLENDİM.
- Yalnız planlarının değil, başarılarının da tadını çıkarmaya çalış.
- Ne kadar küçük olursa olsun işinle ilgilen; hayattaki dayanağın odur.
- Olduğun gibi görün sevmediğin zaman sever gibi yapma.
- Aşka burun kıvırma sakın; o çöl ortasında çimenli bir yerdir.
- Bunu yazan sinus, Okuyana kosinus...
- Sigara içme torununu gor, Sigara iç dedeni gör...
- Kızlar bugünlerde hoşuma gitmiyor,Hoşum neresi acaba?...
- ! burada nefes almayın, Daha ucuz bir yer biliyorum...
- Adam o kadar fakirmiş ki, virajı bile alamamış...
- Hayat ineklerin otladığı bir mera gibidir devamlı bir boktan diğerine basarsın.
- Asansör bozuk. En yakın Asansör karşı binadadır...
- Ne kadar sallarsan salla, Dört yanlış bir doğruyu götürür...
- Where is the HAREKET, There is the BEREKET...
- Dereceye girmek için çok çalıştı, Ama hasta oldu derece ona girdi...
- Size yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkasına yapın. çok zevkli oluyor...
- Karımla tek ortak yanımız, Ayni günde evlenmiş olmamız...
- Kızını dövmeyen, torununu erken sever...
- Mutlu eşekler gibi sırıtma...
- Hakan yarınki maçta forma giymeyecek,çıplak oynayacak.
- Dobrovolskietrabinskrapraskrayte!
- Ha?
- Zink Tokai...
- Hey Moruk, dun aksam otobüs durağında ne bekliyordun?
- Tren...
- Yapacağınız her geyik muhabbeti, Size zaman kaybı olarak dönecektir...
- Bizim ülkemizde kadın erkek eşitliği halinde Penaltılara gidilir...
- Sigara kanser yapıyor hayat ise verem ..
- Tuvaletten sonra sifon çekme! İnsanlığa yaptığın katkıyı herkes görsün...
- Bitkisel hayata girdim, Maksat yeşillik olsun...
- Kız o kadar kekeme bir kızdı ki,"Ben sizin bildiğiz kızlardan "Diyene kadar bildiğimiz kızlardan olurdu...
- Yarın yapabileceğin bir şeyi, Asla bugünden yapma...
- Zamanı gelmiş bir hatadan daha kaçınılmaz ne olabilir ?
- Ne yaparsan yap, yapmadığın şeyler yaptıklarından daha önemlidir.
- İlk seferde kazanamazsan, sucu amirine at,
- İkinci seferde kazanamazsan hile yap,
- Üçüncü seferde kazanamazsan vazgeç salaklığın alemi yok.
- Hayat yalnız geriye doğru anlaşılabilir, ve yalnızca ileriye doğru yaşanabilir.
- Eğer bir sayfada iki yazı varsa, alttakini oku
- Eğer üç kursunla üç düşmanının olduğu bir asansöre biniyorsan, hepsini en büyük düşmanına sık, emin olmak için.
- Hayatta en büyük talihsizlik, bir şeyin iki kere acemisi olmaktır.
- Kendini mutlu hissediyorsan, bir yerde yine bir salaklık yaptın ve farkında değilsin demektir.
- Kendini mutlu hissediyorsan, merak etme birazdan geçer.
- Bu günün emekten tasarruf sağlayan en büyük icadı yarındır.
- Senin zayıflaman için daha 40 fırın ekmek yemen lazım.
- Kafanı çevirip durma, aklından geçenleri okuyamıyorum.
- Ajda Pekkan yüzünü gerdirmeye devam ediyor... yüzündeki ben eskiden ayağındaymış...
- Jogging yap, sağlıklı öl
- Aşk öyle ciddi bir hastalıktır ki iki kişiyi birden yatağa düşürür...
- İnsan öldüğü zaman değil, unutulduğu zaman ölür
- Eğer turist sezonundaysak neden onları avlayamıyoruz?
- Adamın biri ata binmeye bayılıyormuş. Binmiş, bayılmış.
- Adamın biri ata binmeye bayılıyormuş. Binmiş, at bayılmış.
- Çözümün bir parçası değilsen, sorunun bir parçasısındır.
- Dikkatli sür, insanın yedek parçası yoktur.
- Silahlar insanları öldürmezler, sadece öldürmeyi kolaylaştırırlar.
- Kültür mantarı dışındaki mantarların çoğunun faciaya yol açtığı söyleniyor. Kültürsüz olduktan sonra, ha mantar, ha insan fazla bir şey değişmiyor. Sonuçta ikisi de faciaya yol açıyor.
- Ne kadar dönersen dön, kıçın arkanda kalır.
- Bu dünyada iki kör tanıdım. Biri senden başka hiç kimseyi görmeyen ben, diğeri beni hiç görmeyen sen.
- Bülbülü altın kafese koymuşlar. Yine de 24 ayar altın demiş.
- Hayat bir koşu değil, hedefi vurmaktır. Önemli olan zamandan tasarruf değil, bir hedef bulmaktır.
- ÎSÎYORUM, ÖYLEYSE VARIM !!
- BAĞIRSAĞINIZDA PARAZİT VARSA DIŞKINIZI HAYVANAT BAHÇESİ TUVALETİNE BIRAKIN !..
- Ben ettim sen etme !
- Bırak tuvalet temiz kalsın
- HEMŞERİM !!
- Son damlayı çamaşır sıkar gibi sıkarak düşürmene gerek yok.
- SALLA DÜŞER !..
- Kimine göre dinlendirici bir müzik, kimine göre gürültü
- Sifon Sesi
- ELEKTÎRÎK TASARRUFU YAP !
- KARANLIKTA HEDEFE ÎNDÎRMEYÎ
- ÖĞREN.
- Kabızlık Zaman Çalar , İshal ise Bekletmez...
- LÜTFEN SESSÎZ ÎSEYÎN !!
- Zavallı Îstanbullular Sular Geldi Sanıyor.
- Feminist bir erkek oturarak işer...
- Ne zaman Tuvalete Girsem ,Giderek hafiflediğimi hissediyorum
- Sevgili Aşçı Kardeşim, biraz önce Bütün Marifetleriniz Delikten Îçeri Kaçtı (Lokanta Tuvaleti)
- ASAĞILIK DUYGUSU OLANLAR ,BELDEN ASAĞISI ÎLE ÎLGÎLENÎRLER
- Ne Mutlu ki Erkek Değilim
- Yoksa Bir Kadınla Evlenmek Zorunda Kalacaktım (Bayanlar Tuvaletinden)
- Bunca Îçine Ettiğimiz Dünyanın Niçin Sifonu Yok ?
16/5/2008
Limon Ağacı

İki gencin zorlu aşkını anlatan romantik bir komedi...
Kasabalı kız Peri’yle, şehirli zengin genç Kaan’ın yolları, Peri’nin Kaan’ın genç yaşta başına geçtiği aile şirketine girmesiyle kesişir. Kaan kıza aşık olur ama kız şirketi zarara uğratan bazı kararların neticesinde işten çıkarılır ve kasabasına döner. Bu durum iki genç arasında yeşerecek aşka engel olamayacaktır. Kaan, Peri’nin peşini bırakmaz. Kızı kasabasına kadar takip eder ve hatta oraya yerleşir. Bu aşk dolu kovalamacanın hem izleyicileri hem de müdahilleriyse elbette ki iki gencin aileleridir. Bir yanda kavga gürültü ve şamata dolu kasabalı Solmaz ailesi, diğer yanda da asalet, kibir ve entrika dolu Karabudun ailesi, ikilinin arasında kara kedi gibi durmaktadır. Acaba imkansız aşk gerçekleşebilecek midir?
16/5/2008
Atatürk Diyor ki: Atatürkün Sözleri:
Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.
Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.
Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım.
Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.
Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.
Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.
Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.
Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.
Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.
Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.
Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.
Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.
Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.
Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.
Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.
Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.
Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.
Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.
İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?
Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.
Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.
Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.
Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır.
Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.
Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
Müsbet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.
Mualimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmenleri ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır.
Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden yoksun bir millet, henüz millet namını almak istidadını keşfetmemiştir.
Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.
Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
Türkiye'nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstahak ve layık olan köylüdür. Onun için, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin iktisadi siyaseti bu aslî gayeye erişmek maksadını güder.
Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.
Yazının orjinali burdadır.


